Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Örentaht köyünde planlanan açık kömür ocağı projesi, Latmos Platformu ve Aydın Çevre Derneği tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali için açılan davanın bilirkişi keşfi Örentaht arazilerinde yapıldı. Çevreciler destek için Örentaht köyünde geniş katılım gösterirken Örentaht köylüleri yaşam alanlarını yok edecek projeye karşı tepkilerini gösterdi.
KENAN YEŞİL / YENİGÜN - Aydın’ın Bozdoğan ilçesi Örentaht Mahallesi sınırları içinde bulunan toplam 58 parsel, Muğla Yatağan Termik Santralinde ihtiyaç duyulan kömürün sağlanması için geçtiğimiz yıl Kasım ayında, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile acil kamulaştırma kararı alındı. Tarım arazi olan 1.479 dekarlık alan için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildi. Örentaht Mahallesi’nde DYG Madencilik 683,72 hektarlık alanda planladığı “Kömür Ocağı Projesi” hakkında, Aydın Valiliği tarafından düzenlenen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali için hukuki süreç başlatıldı. Latmos Platformu ile Aydın Çevre ve Kültür Derneği’nin (AYÇED) desteklediği süreçte Latmos Platformu üyesi ve hukukçusu Mehmet Çilsal’ın hazırladığı dosya ile Örentahtlılar tarafından dava açıldı. Aydın 2. İdare Mahkemesi’nde görülen dava için Örentaht Mahallesi’nde bilirkişi keşfi yapıldı.
Örentaht köyü yalnız bırakılmadı
Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Örentaht köyünde planlanan açık kömür ocağı projesi, Latmos Platformu ve Aydın Çevre Derneği’nin açmış olduğu “Çed Gerekli Değildir” kararının iptali için açılan davanın bilirkişi keşfi Örentaht arazilerinde yapıldı. Birçok sivil toplum örgütü, çevreciler destek için Örentaht köyünde geniş katılım gösterirken Örentaht köylüleri yaşam alanlarını yok edecek projeye karşı tepkilerini gösterdi. Latmos Platformu hukukçusu Mehmet Cilsal tarafından köylülere ve sivil toplum örgütlerine yaşanan süreç ve bilirkişi keşfinden sonraki aşamaların bilgisi aktarıldı.
Yaşam alanları tehlikede
Yaklaşık 800 kişinin yaşadığı ve dağınık bir yerleşim olan Örentaht, çevresi yemyeşil bitki örtüsü ve kızılçam ormanlarıyla çevrili, buğday, tütün tarlalarıyla iç içe, yaban hayatının devam ettiği, zeytinliklerin olduğu ve hayvancılığın yaygın bir şekilde yapıldığı bir köy. Örentaht evlerinin dibinde ve geleneksel tarımın ortasında yapılması düşünülen projenin gerçekleşmesi halinde, köylülerin burada yaşaması mümkün olmayacağı ve bölgede sağlıklı bir şekilde devam eden ekosistem yok olacağı belirtildi.