Şanlıurfa'da Tiyatro Kültürü Büyüyor

1948 yılında kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961 yılında aldığı kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatro Günü olarak ilan etti.

Şanlıurfa’da yaklaşık 15 yıldır Tiyatroculuk yapan Serdar Aişeoğlu, bu özel günde Urfanatik mikrofonlarına açıklamada bulundu.

Tiyatronun sadece komedi ve dram olmadığını ifade eden Aişeoğlu, tiyatronun tüm sanat dallarının anası olduğu ifade etti.

Tiyatrocular olarak en büyük sorunun reklam ve salon eksikliği olduğunu belirten Serdar Aişeoğlu, bununla ilgili çalışmaları ilerleyen süreçlerde beklediklerini söyledi.

“TİYATRO SADECE BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN KUTLANMALI”

Tiyatronun sadece bir gün değil her gün kutlanması gerektiğini belirten Tiyatrocu Serdar Aişeoğlu, “27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, her yıl farklı etkinliklerle kutlanan özel bir gün. Ancak bana göre tiyatro, sadece bir güne sığdırılmamalı yılın 12 ayı boyunca kutlanması gereken bir sanat dalıdır” dedi.

“ŞANLIURFALILARIN TİYATROYA OLAN İLGİSİ ARTIYOR”

Şanlıurfa’da tiyatro kültürünün her geçen gün arttığını ifade eden Aişeoğlu, “Son dönemlerde Şanlıurfalıların tiyatroya ilgisi gözle görülür şekilde arttı. Ancak bu ilgiyi daha da yaygınlaştırmamız gerekiyor. Sanatı sadece Türkiye veya Şanlıurfa ile sınırlı tutmamalı, dünya çapında tanıtmalıyız. Bunun için de öncelikle kendi içimizde tiyatroyu benimsemeliyiz” ifadelerini kullandı.

“TİYATRONUN GELİŞİMİ İÇİN REKLAMIN ÖNEMİ”

Tiyatroya olan ilginin daha artması için öneride bulunan Serdar Aişeoğlu, “Tiyatroya olan ilginin artması için reklamın ön plana çıkması şart. Şanlıurfa’da tiyatroya ilgi var ancak bu ilgiyi toplum olarak daha da pekiştirmeliyiz. Tiyatronun gelişmesi için tanıtımın ve farkındalığın artırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“TİYATRO SALONU EKSİKLİĞİ”

Sorunlara değinen Tiyatrocu Aişeoğlu, “Tiyatro salonu eksikliği, Şanlıurfa’da tiyatronun gelişimini zorlaştıran en büyük sorunlardan biri. Bu ihtiyaç zamanla giderilecektir, ancak en önemli adımlardan biri tiyatro oyunlarının sergilenebileceği uygun mekânların oluşturulmasıdır. Eğer bu eksiklik giderilirse, tiyatro anlamında daha sağlam bir zemin hazırlanmış olur” diye konuştu.

“GENÇLERE TAVSİYELER”

Tiyatronun tüm sanat dalların anası olduğunu belirten Aişeoğlu, “Tiyatro, sadece sahneye çıkıp komedi ya da dram oynamaktan ibaret değildir; tiyatro, tüm sanat dallarını anasıdır yani içinde müzik, bale, sahneleme tekniği ve diksiyon gibi birçok önemli alanı barındırır. Bu nedenle tiyatro yapmak isteyen gençlerin, birçok şeyden fedakârlık etmeye hazır olması gerekir. Hayat standartlarının dışına çıkıp, en azından temel tiyatro eğitimi almaları şarttır. Sanata gönül vermek, disiplin ve emek gerektirir” dedi.

“ŞANLIURFA’DA SANATA DESTEK ÇAĞRISI”

Son olarak sanat ile ilgilenenlere destek olunması çağrısında bulunan Serdar Aişeoğlu, “Urfa’da sanat camiasına gönül veren insanların desteklenmesi ve önlerinin açılması büyük önem taşıyor. Çünkü inanılmaz yetenekli gençlerimiz var. Eğitim verdiğim dönemlerde gençlere hep “Bir sahneye çık da göreyim seni” derdim. Çünkü bir insanın gerçek yeteneğini ancak sahnede görebiliriz. Gençlere tavsiyem, sanat yapın! Urfa’nın sanata ihtiyacı var ve bu ihtiyacı ancak bizler karşılayabiliriz” dedi.