Şair yazar Sündüs Arslan Akça, "Şiire ve şaire verilen değer oldukça az ülkemizde. Yayıncılar bile dönüp “Şiir kitapları satılmıyor, çocuk kitapları yazın, öykü yazın.” diyorlar. Bunu şiire yapılan bir hakaret gibi görüyorum." dedi
Efendim bu hafta yine şairin ve yazarın oldukça fazla olduğu TOKAT ilindeyiz. Şair yazar ve aynı zamanda eğitimci olan güzel yürekli bir kişiyle birlikteyiz röportaj yapmak üzere. Sündüs Arslan Akça, şiirleriyle yüreklerde derin izler bırakan, deneyimli bir eğitimci ve şairdir. 34 yıl boyunca sınıf öğretmenliği yapmasının yanı sıra, dört şiir kitabı yayımlamış, sayısız dergi ve gazetede şiir ve yazılarıyla yer almıştır. Şiirlerini yazarken hayatın içinden kesitler, aşk, gurbet, hüzün gibi evrensel temalara yoğunlaşan Akça, aynı zamanda Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği'nin başkan yardımcılığını ve Kümbet Dergisi'nin genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır.
Sündüs Arslan Akça, şiirin sadece bir sanat değil, aynı zamanda yaşama tarzı olduğunu düşünür. Şiirin yeterince değer görmediğini savunan Akça, şiirle iç içe yaşamaya devam edeceğini ve okurlarına yeni eserlerle ulaşmaya devam edeceğini vurgular. Ne dersiniz, başlasın mı röportaj yolculuğumuz?
Remzi ÖZKAN: Röportajımıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz değerli hocam. Sizi de aramızda görmek ne güzel. Sorularıma geçmeden önce kendinizi kısaca tanıtmanızı rica etsem?
Sündüs Aslan Akça: Merhaba Remzi hocam. Öncelikle söyleşinizde şahsıma da yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse 14 Temmuz 1971 yılında Elazığ’ın Keban ilçesinde doğdum. Orta öğrenimimi ilçemde, yüksek öğrenimimi Van 100.Yıl Üniversitesinde tamamladım.
Sırayla Erzurum, Ankara ve Tokat’ın ilçelerinde ve merkezinde 34 yıl sınıf öğretmeni olarak görev yaptım. 2018 yılında İbn-i Kemal İlkokulundan emekli olup, hiç ara vermeden 6 yıl da Özel İlgim İlkokulu’nda çalıştıktan sonra 2024 haziranında tam emekli oldum.
Evli, 2 çocuk annesiyim. Zeynep’in de anneannesi olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim.
Bu süreçte 4 şiir kitabım yayımlandı. 2013 yılında Fırat’ın Kızı-2015 yılında Aşkın Mahrem Elleri-2019 yılında Güvercin Çığlığı-2023 yılında Can Islığı kitabım okuruyla buluştu.
Birçok gazete ve edebiyat dergisinde, sitelerde yazı ve şiirlerim yayımlandı. Yayımlanmaya da devam ediyor.
Remzi ÖZKAN: Şiire ilk ne zaman ve nasıl başladınız?
Sündüs ARSLAN AKÇA: Anadolu’da küçük bir ilçede büyüdüm. Doğduğumuz coğrafya, annemizin ninnileri ile ruhumuza şiir üfler. Devamında beslendiğimiz türküler, yaş aldıkça biriktirdiğimiz hatıralar, hüzünler şiirin ruhumuzda olgunlaşmasını sağladı. Allah’ın bizlere bahşettiği ilham ve devamında okumalarımız, yaşadığımız duygu çalkantılarıyla birlikte mısra mısra dökülür oldu dilimizden.
Her şair bu süreci yaşar. Lise yıllarımda şiire ilgim, şiiri anlamaya çalışmam, okuduğum ve hoşuma giden şiirleri yazmam, okuduğum kitaplardan yaptığım alıntılar zamanla kendi şiirimi ortaya koydu.
Konuşmaktan çok kendimi yazarak daha iyi ifade edebildiğimin farkına vardım. Sürekli yazdım, kimi zaman nesir kimi zaman nazım. Hâlâ lisedeki şiir defterim durur.
Remzi ÖZKAN: Şiir yazmak sizin için ne ifade ediyor? Bir terapi yöntemi mi, bir tutku mu, yoksa ikisi birden mi?
Sündüs Aslan Akça: Şiiri, Yahya Kemal “ Şiir kelimelerle yapılan beste”, Cahit Külebi “Şiir dil çalgısında yorumlanan musiki” olarak tanımlamıştır.
Musikiyi içinde barından şiir elbette ki bir terapi yöntemidir. Şair sık sık şiire gebe kalır ve her doğum anı oldukça sancılıdır. Şiir, söz libasına bürününce, şair de huzura erer. Eminim siz de çokça tatmışsınızdır.
Hiçbir zaman masaya şiir yazayım diye oturmazsınız. Şiir olgunlaşmışsa kendini yazdırır zaten. Ve bu da güçlü bir istekle gelir. Şiir aynı zamanda tutkudur da, diyebiliriz.
Remzi ÖZKAN: Şiirlerinizde en çok hangi temalara değinirsiniz?
Sündüs Aslan Akça: Şiir aşkla yazılır. Şair, aşk yolunda vuslata eremese de o yolda ölmeyi göze alandır. Aşk bazen insan, bazen vatan, bazen de doğa olur. Şiir bazen gurbet, bazen sıladır mısralarımda. Elbette ki en çok hüzündür. Mutlu insanların şiiri olmaz.
En güzel şiirler şairin bilgelik döneminde gelir. Okuyarak kelimeleriniz, yaşayarak da duygu ve düşünceleriniz olgunlaşır.
Remzi ÖZKAN: Değerli hocam, kitaplarınızdan da bahseder misiniz? Özellikle “Can Islığı” adlı kitabınızı çıkarma fikri nasıl ortaya çıktı? Ağırlıklı olarak hangi türde şiirlere yer verdiniz bu kitabınızda ve okuyucunun bu eserle ilgili geri dönüşleri nasıl oldu?
Sündüs Aslan Akça: Can Islığı” kitabım 2023 Ekim ayında Post Yayınlarından çıktı. Ve tam da ismi ile müsemma bir hüzünle geldi diyebilirim.
2023 benim için önemli bir yıldı. Cumhuriyetimizin 100. yaş gününde doğsun istedim. Ve bir de son iki rakamın “23” Elazığ’ın plâkası olması hasebiyle “Bu yıl bu kitap çıkmalı” dedirtmişti bana. Hiç bilemedim ki her doğum berdel ister.
Kitabın doğuşuna sevinemedim. Önce babamı beyin kanamasından kaybettim. 6 ay sonra da kız kardeşimi. Can Islığı bu süreçte acımı paylaştı benimle.
Toplumsal şiirlerden tutun, aşk, gurbet, insana dair her duygudan nasibini almış mısralarla karşılaşabilirsiniz kitapta.
Geri dönüşler ise yaşadığım zor yıla rağmen gayet iyi.
Remzi ÖZKAN: Başınız sağ olsun değerli hocam. Üzüldüm. Allah mekanlarını cennet eylesin. Sizlere de sabır ve uzun ömürler dilerim. Yaşadığınız acılara bakıyorum, bir de aynı dönemde çıkmış olan kitabınızın adına bakıyorum, özellikle de benim de gelip bu kitabı tanıtmanızı istemem garip bir şekilde üst üste geldi. Bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi netin işaretidir bilmiyorum ama istemeyerek de olsa sanırım biraz hüzünlendirdim sizi.
Önümüzdeki aylarda yeni bir kitabınızın daha okuyucusu ile buluşacağını ve bunun ön çalışmalarını yapmakta olduğunuzu biliyorum. Yeni eserinizde şiir kitabı mı olacak yoksa farklı bir sürpriz mi bekliyor okuyucuyu?
Sündüs Aslan Akça: Kitap çıkardığım yıllara şöyle bir bakınca 2013,2015,2019 ve 2023.
Hep tek sayılara denk gelmesi tesadüf olmasa gerek. Bu yıl da 2025. Nasip diyelim yine de.
5. kitap deneme yazılarımdan oluşacak inşallah. Amacım bu yıl içinde çıkarmak. Tabii ki nasipte varsa diyelim biz yine de.
Remzi ÖZKAN: Birçok şiir etkinliğinde kendi eserlerinizi yorumlarken görüyoruz sizleri. Şiir yazmak mı daha zor yoksa o şiire ses olmak mı?
Sündüs Aslan Akça: Severek yapıyorsanız ikisi de zor değil. Zoraki yapılan işlerde zorlanır insan. Yazmayı da okumayı da seviyorum.
Remzi ÖZKAN: Merkezi Tokat’ta olan bir edebiyat derneğinin de yönetim kadrosundasınız. Yeri gelmişken oradaki tüm dostlarımıza ve birbirinden değerli hocalarımıza da selamlar gönderelim. Kısa adı TOŞAYAD olan Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği’nin faaliyetlerinden de bahseder misiniz bizlere.
Sündüs Aslan Akça: Aleykümselam hocam. Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği’nin başkan yardımcılığını, Kümbet Dergisi’nin de genel yayın yönetmenliğini yapıyorum. 2013’ten beri dernek bünyesindeyim. Hep yönetimde oldum.
Dernek olarak birçok etkinliğe, vefa programlarına, kahvaltı programlarına, il dışı etkinliklere imza attık. Ve Kültür Bakanlığının da abone olduğu Kümbet dergisini düzenli bir şekilde çıkarttık.
Dergiciliğin ne kadar zor olduğunu siz de az çok bilirsiniz. Kısıtlı imkânlarla da olsa düzenli olarak çıkarmaya gayret ediyoruz. Uzun süredir Cahit Külebi adına şiir yarışması düzenliyoruz. Yarışmanın sonunda yurdun dört bir yanından gelen şairlerle şiir dinletileri yapıyoruz. Yeşilırmak Şiir Şölenleri de derneğimiz bünyesinde yapılmaktadır.
Bu yıl derneğimize talepler oldukça arttı. Aylık olarak bir araya gelip kültür sohbetleri yapmayı plânladık. Hatta ilkini yaptık bile.
Siz de bilirsiniz ki her ilde gönüllü kültür elçileri vardır. Bunlar maddi bir karşılık beklemeden ilin edebi kimliğine ciddi bir katkı sağlar. Karşılığı bir tatlı huzurdur. Rabbim bizi güzel işler yapmaya vesile kılsın.
Remzi ÖZKAN: Amin değerli hocam. Allah yardımcınız olsun. Dolu dolu bir edebiyat dergisi ve gurur duyulacak bir eser. Türk Cumhuriyetlerine kadar uzanan ve oralarda da okunan bir dergi çıkarıyorsunuz. Yaptığınız iş hiç kolay değil Ancak sevda varsa serde, insanın aşamayacağı dağ yoktur. Bu sebeple de emek veren herkesten Allah razı olsun. Peki hocam, şiirlerinizi yazarken en çok nelere dikkat edersiniz? Ritm, anlam, duygu gibi unsurlardan hangisi sizin için daha önemli?
Sündüs Aslan Akça: Şiir var olduğundan beri birçok şiir tanımı yapıldı. Onlarca, yüzlerce şiir poetikası oluştu. Bunların bazıları birbirine yakın, bazıları zıt.
Şiir sanatının ufkunda insan yer alır. Bu nedenle amacımız insanın duygu ve düşüncelerini harekete geçirmek olmalıdır.
Şiirin kendine özgü bir dili, müzik ve sesle yakın ilişkisi vardır. Şiirin sesi, müziği, derinliği, özgün buluşları ve tabii ki tekniği oldukça önemlidir.
Şair, şiir üzerinde ciddi mesai harcamalıdır. Edebiyatın en zor alanıdır çünkü. Şiirin ilk gelişi ham halidir. Ve devamında ciddi bir işçilik gerektirir.
Kendi şiirimde bu hususlara dikkat etmeye çalışırım. Ritm, anlam, duygu şiirin olmazsa olmazlarıdır zaten. Ayırmamız mümkün değil.
Şair kendi sesini, üslubunu oturtmalıdır. Ve olabildiğince de nesirden uzak tutmalıdır.
Son olarak şiir, yaşama tarzımız olmalıdır, diyorum.
Remzi ÖZKAN: Harika bir sohbetti değerli hocam. İnanın ben sizinle olan bu söyleşimizin bitmesini hiç istemiyorum ama baktığımda maalesef son soruya geldiğimizi görüyorum. Ülkemizin dört bir yanında sizi severek takip eden okurlarınıza son olarak neler söylemek istersiniz, son sorumdu. Vaktinizi ayırıp röportajımıza katıldığınız için çok teşekkür ediyorum. Edebiyat yolculuğunuzda sonsuz başarılar diliyorum.
Sündüs Aslan Akça: Her ne kadar şair bir millet olsak da şiire ve şaire verilen değer oldukça az ülkemizde. Yayıncılar bile dönüp “Şiir kitapları satılmıyor, çocuk kitapları yazın, öykü yazın.” diyorlar. Bunu şiire yapılan bir hakaret gibi görüyorum.
Elbette o alanlarda da yazan kalemlerimiz var ve belki günü gelir yazabiliriz de fakat şiir edebi türlerin en eskisidir. İnsanın yaratılışı ile başlar şiirin tarihi. Hak ettiği değerin verilmesini isterim. Şiirlerimiz öksüz kalmasın.
Benim şiirim de mizacımın, görüşümün, inancımın, kendi sesimin ve yaşadıklarımın söze bürünmesidir.
Köşenizde şahsıma da yer verdiğiniz için asıl ben teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.